Av. Berjan Atalay Avukatlık & Hukuki Danışmanlık
Ticaret Hukuku Kıymetli Evrak Hukuku

Kıymetli Evrakın Ziyaı ve İptali Hukuku Rehberi (TTK ve TBK Hükümleri, Kanun Gerekçeleri ve Yargıtay İçtihatları)

İçindekiler Tablosu (Konu Başlıkları)

TÜRK TİCARET KANUNU VE TÜRK BORÇLAR KANUNU hükümleri uyarınca kıymetli evrak, senet ile hakkın birbirine sıkı sıkıya bağlandığı ve senet ibraz edilmeksizin hakkın ileri sürülemediği en temel tedavül ve dolaşım araçlarındandır. Kıymetli evrakın hamilin rızası dışında elinden çıkması, yanması, tahrip olması veya kaybolması (ziyaı) durumunda hak sahibinin hak kaybına uğramasını önlemek amacıyla Türk Ticaret Kanunu (TTK m. 651 vd., m. 757 vd.) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 105) çerçevesinde ödeme yasağı, ilan usulü, istirdat (iade) davası ve iptal prosedürü vazedilmiştir. Bu kapsamlı rehberde mevzuat maddeleri, kanun gerekçeleri, doktrin ilkeleri ve Yargıtay'ın konuya ilişkin 28 emsal içtihadı sistematik olarak incelenmiştir.

1. Kıymetli Evrakın Ziyaı, İptali Kavramları ve İptal Davasının Temel Şartları

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 651
"MADDE 651- (1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir.
(2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir."

Özet ve Genel Açıklama

Kıymetli evrak hukukunun temel kuralı gereğince hak ile senet arasında koparılamaz bir bağ mevcuttur. Senette yer alan alacak hakkının ileri sürülebilmesi ve borçludan ifa talep edilebilmesi için senedin ibrazı zorunludur. Senedin rıza dışında zayıflaması, kaybolması, çalınması, yanması, irade dışı yırtılması veya üzerine madde dökülerek okunamayacak hale gelmesi durumunda 'ziya' hali gerçekleşmiş olur. Zayi olan senedin ibraz edilememesi nedeniyle alacaklının hak kaybına uğramasını engellemek amacıyla kanun koyucu 'iptal davası' kurumunu düzenlemiştir.

İptal davası, zayi olan kıymetli evrakın geçersiz kılındığını tespit eden çekişmesiz yargı niteliğinde bir hukuki yoldur. İptal talebinde bulunma yetkisi, senedin zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde meşru hak sahibi olan lehdara veya ciro zinciriyle yetkili kılınmış hamile aittir. Ayrıca senet üzerinde intifa veya rehin hakkı sahibi olan kişiler de iptal isteyebilir. Buna karşılık, senedi düzenleyerek tedavüle çıkaran keşidecinin kural olarak iptal davası açma hakkı yoktur. Keşideci ancak senedi ciro yoluyla geri alıp son hamil sıfatını kazanmışsa dava açabilir. Keşidecinin elindeyken senet kaybolursa, keşideci menfi tespit veya istirdat davası açabilir. Öte yandan, senedin zamanaşımına uğramış olması da senedin kıymetli evrak olma niteliğini ve içerdiği hakkı ortadan kaldırmadığından ziya sebebiyle iptal davası açılmasına engel oluşturmaz.

2. Kıymetli Evrakın İptali Kararının Hukuki Sonuçları ve Hak Sahibinin Yetkileri

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 652
"MADDE 652- (1) İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.
(2) Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır."

Özet ve Genel Açıklama

Mahkemece verilen iptal kararı, zayi olan kıymetli evrakın hukuki varlığını sona erdirir ve senedin fonksiyonunu üstlenir. İptal kararı alan hak sahibi iki temel imkâna kavuşur: Eğer senedin vadesi henüz gelmemişse, hak sahibi masraflarını karşılamak kaydıyla borçludan zayi olan senet yerine yeni bir senet düzenleyip vermesini talep edebilir. Senedin vadesi gelmişse, hak sahibi iptal ilamını borçluya ibraz ederek senet bedelinin kendisine ödenmesini isteyebilir.

İptal kararı zayi olan senedin yerine geçtiğinden, hak sahibi senede fiziksel olarak zilyet olmaksızın alacağını talep etme ve tahsil etme yetkisini kazanır. Borçlunun iptal kararına dayanarak yaptığı ödeme geçerli bir ifa olup, borçluyu borcundan kurtarır. İptal kararından sonra senedi elinde bulunduran yeni bir hamil ortaya çıkarsa, bu yeni hamil borçluya başvuramaz; ancak iptal kararıyla ödemeyi alan kişiye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep hakkı ileri sürebilir.

3. Çeşitli Kıymetli Evrak Türlerinde Özel İptal Hükümlerinin Saklı Tutulması

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 653
"MADDE 653- (1) Çeşitli kıymetli evraka ilişkin özel hükümler saklıdır."

Özet ve Genel Açıklama

Türk Ticaret Kanunu'nun 651 ve 652. maddelerinde düzenlenen iptal hükümleri kıymetli evrak için genel niteliktedir. Ancak sermaye piyasası araçları, ayni hak içeren senetler ve emtia senetlerinin kendilerine özgü nitelikleri göz önüne alınarak m. 653 ile özel düzenlemeler saklı tutulmuştur. Örneğin Devlet tahvillerinin iptali, münferit faiz ve temettü kuponlarının iptali (TTK m. 667), makbuz senedi ve varantın ziyaı (TTK m. 849) ile ipotekli borç senedi ve irat senetlerinin iptali (TMK m. 925 vd.) özel hükümlere tabidir.

Özel kanunlarda düzenlenmiş senetler hakkında öncelikle o özel hükümler tatbik olunur; özel kanunda açıklık bulunmayan hallerde genel nitelikteki TTK hükümleri tamamlayıcı olarak uygulanır.

4. Nama Yazılı Kıymetli Evrakın Ziyaı ve İptalinde Özel Usul

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 657
"MADDE 657- (1) Aksine özel hükümler bulunmadıkça nama yazılı senetler, hamile yazılı senetlere ilişkin hükümlere göre iptal olunur.
(2) Borçlu, senette ilanların sayısını azaltmak veya süreleri kısaltmak suretiyle iptal için daha basit bir usul öngörebileceği gibi, alacaklı kendisine senedin iptal ve borcun ödendiğini gösteren, resmen düzenlenmiş veya usulen onaylanmış bir belge verdiği takdirde, senet ibraz edilmeksizin ve iptaline karar verilmeksizin de geçerli olmak üzere ödemek hakkını da saklı tutabilir."

Özet ve Genel Açıklama

Nama yazılı senetler, devir beyanı (alacağın temliki) ve senedin zilyetliğinin devri ile tedavül eder. Bu senetlerde borçlu, borcunu öderken hamili araştırmak ve meşru hamil olduğunu tespit etmek zorundadır. Borçlunun bu araştırma yükümlülüğü nedeniyle nama yazılı senetlerin zayi olması halinde iyiniyetli üçüncü kişilerin haksız ödeme alma riski hamile yazılı senetlere kıyasla daha düşüktür.

Kanun koyucu m. 657/1 uyarınca nama yazılı senetlerin iptalinde kural olarak hamile yazılı senet hükümlerine atıf yapmıştır. Ancak m. 657/2 ile borçluya iki önemli kolaylık tanınmıştır: Birincisi, borçlu senet metnine koyacağı bir kayıtla ilan sayısını ve sürelerini azaltarak basitleştirilmiş bir iptal usulü belirleyebilir. İkincisi, borçlu senet metninde saklı tutacağı kayıtla, senedin iptal edildiğini ve borcun ödendiğini gösteren resmî veya onaylı bir belge verilmesi halinde mahkemeden resmî iptal kararı alınmaksızın da ödeme yapabileceğini kararlaştırabilir.

5. Hamile Yazılı Senetlerde İptal Davası Açma Şartları, Görevli ve Yetkili Mahkeme

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 661
"MADDE 661- (1) Pay senetleri, tahviller, intifa senetleri, münferit kuponlar hariç olmak üzere, kupon belgeleri, esas kupon belgelerinin yenilenmesine yarayan talonlar gibi hamile yazılı senetlerin iptaline hak sahibinin istemi üzerine mahkemece karar verilir.
(2) Yetkili mahkeme, borçlunun yerleşim yeri veya pay senetleri hakkında anonim şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir.
(3) Dilekçe sahibinin senedin zilyedi bulunduğu ve onu zayi ettiği yolundaki iddialarının mahkemece inandırıcı bulunması gerekir.
(4) Bir senet kupon tablosu veya talon içeriyorsa ve hamil yalnız kupon tablosunu veya talonunu kaybetmişse, istemin haklı olduğunun ispatı için senedin esas bölümünün ibrazı yeterlidir."

Özet ve Genel Açıklama

Hamile yazılı kıymetli evrakın ziyaı halinde iptal süreci hak sahibinin dilekçe ile mahkemeye başvurmasıyla başlar; mahkemenin resen hareket etmesi mümkün değildir. İptal davasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir (bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi). Yetkili mahkeme ise kural olarak senet borçlusunun yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak pay senetlerinin iptalinde yetki, anonim şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.

İptal davası çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup kesin hüküm teşkil etmez. Davacının senedin zilyedi olduğunu ve senedi iradesi dışında zayi ettiğini mahkemeye inandırıcı delillerle (protesto belgesi, ihbarname, banka kayıtları) sunması yeterlidir. Kıymetli evrak niteliği taşımayan belgeler (limited şirket pay senetleri, sigorta poliçeleri, teminat mektupları) için iptal davası açılamaz. Ön ve arka yüzüne 'İPTAL' kaşesi vurularak kıymetli evrak niteliğini kaybeden senetler de iptal davasına konu edilemez. Buna karşılık düzenlenme tarihi boş bırakılan 'açık senetler' eksik unsurları sonradan doldurulabileceğinden zayi olmaları halinde iptalleri talep edilebilir.

6. Borçluya Ödeme Yasağı Konulması ve İhtiyati Tedbir Kararının Hukuki Niteliği

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 662
"MADDE 662- (1) Dilekçe sahibinin istemi üzerine mahkeme, senedin borçlusunu, aksine hareket ettiği takdirde iki defa ödemek zorunda kalacağını ihtar ederek bedelini ödemekten yasaklar.
(2) Bir kupon belgesinin iptaline karar vermek gerektiği takdirde, vadeleri dava sırasında dolan münferit kuponlar hakkında faiz kuponlarının iptaline ilişkin hükümler uygulanır."

Özet ve Genel Açıklama

İptal davasında dilekçe sahibinin ziya iddiasını inandırıcı bulması halinde mahkeme, borçluya ödeme yasağı kararı verir. Bu kararda borçluya, yasağa aykırı ödeme yapması halinde meşru hak sahibine ikinci defa ödeme yapmak zorunda kalacağı ihtarı yapılır. Mahkemece verilen ödeme yasağı kararı hukuki niteliği itibarıyla HMK m. 390 uyarınca bir 'ihtiyati tedbir' kararıdır.

Ödeme yasağı talebi esasa ilişkin davadan önce yetkili mahkemeden veya iptal davası sırasında davayı gören mahkemeden istenebilir. İhtiyati tedbir mahiyetindeki bu kararın reddi halinde istinaf yoluna başvurulabileceği gibi, tedbir kararına itiraz üzerine verilen kararlara karşı da Bölge Adliye Mahkemesine gidilebilir.

7. Hamile Yazılı Senetlerde İlan Usulü ve Altı Aylık İbraz Süresi

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 663 & Madde 664
"MADDE 663- (1) Mahkeme, dilekçe sahibinin, senedin zilyedi bulunmuş ve onu zâyi etmiş olduğuna dair yaptığı açıklamaları inandırıcı bulursa, belli olmayan hamili ilan yoluyla, senedi belirli bir süre içinde ibraz etmeye çağırır ve aksi takdirde senedin iptaline karar verileceğini ihtar eder. Sürenin en az altı ay olarak belirlenmesi gerekir; bu süre ilk ilan gününden itibaren işlemeye başlar.
MADDE 664- (1) Senedin ibrazına ilişkin ilanın 35 inci maddede yazılı gazetede (Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi) üç defa yapılması gerekir.
(2) Mahkeme gerek gördüğü takdirde, ayrıca uygun göreceği diğer şekillerde de ilanlar yapılmasına karar verebilir."

Özet ve Genel Açıklama

Ödeme yasağı kararının ardından mahkeme, senedi elinde bulunduran meçhul hamili senedi mahkemeye ibraz etmeye ilanla davet eder. İlanlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde (TTSG) üç defa yayımlanmak zorundadır. Mahkeme gerekli görürse gazete dışında ek ilan araçları (yerel gazete, İnternet) da kararlaştırabilir.

Senedin mahkemeye ibrazı için tanınacak süre en az altı aydır ve bu süre TTSG'deki ilk ilanın yayımlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Yasal 6 aylık süre dolmadan veya 3 ilan tamamlanmadan mahkemece iptal kararı verilemez.

8. İlan Süresi İçinde Senedin Mahkemeye Sunulması ve İade Davası Açılması

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 665
"MADDE 665- (1) İptali istenen senet ibraz edilirse, mahkeme, dilekçe sahibine senedin iadesi davası açması için bir süre belirler.
(2) Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, senedi geri verir ve ödeme yasağını kaldırır."

Özet ve Genel Açıklama

İlan süresi içinde senedi elinde bulunduran üçüncü kişi senedi mahkemeye ibraz ederse, iptal davası konusuz kalır. Çekişmesiz yargı niteliğindeki iptal davası senedi getiren kişiye karşı husumete dönüştürülemez. Bu durumda mahkeme, dilekçe sahibine senedi getiren hamile karşı genel mahkemelerde 'senedin iadesi (istirdat)' davası açması için uygun bir süre verir.

Dilekçe sahibi verilen sürede iade davası açmazsa mahkeme senedi ibraz eden hamile geri verir ve borçlu üzerindeki ödeme yasağını kaldırır. Açılacak iade davasında senedi elinde bulunduran son hamilin iyiniyetli iktisabı korunur; senedin iadesine karar verilebilmesi için hamilin senedi iktisap ederken kötüniyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğu kanıtlanmalıdır.

9. Senedin İbraz Edilmemesi Üzerine İptal Kararı Verilmesi ve Sorumluluk Sınırları

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 666
"MADDE 666- (1) Mahkeme, belirlenen süre içinde ibraz edilmeyen senedin iptaline karar verir veya gerekli görürse başka önlemler de alabilir.
(2) Hamile yazılı bir senedin iptali hakkındaki karar, derhâl 35 inci maddede yazılı gazeteyle ve mahkeme gerek görürse başka araçlarla da ilan edilir.
(3) İptal kararı üzerine dilekçe sahibi, gideri kendisine ait olmak üzere yeni bir senet düzenlenmesini veya muaccel borcun ifasını istemek hakkını haizdir."

Özet ve Genel Açıklama

İlan edilen süre içinde senet mahkemeye ibraz edilmezse mahkeme senedin iptaline karar verir ve karar TTSG'de ilan edilir. İptal kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesine (istinaf) başvurulabilir; ancak çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı Yargıtay temyiz yolu kapalıdır (HMK m. 362/1-ç).

İptal kararı alan hak sahibi senedin vadesi gelmemişse gideri kendisine ait olmak üzere borçludan yeni bir senet; vadesi gelmişse senet bedelinin ödenmesini isteyebilir. İptal ilamı kıymetli evrak niteliği taşımadığından alacaklı bu ilama dayanarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapamaz, genel haciz yoluyla takip yapabilir. Ayrıca iptal kararına dayanarak senet bedeli cirantalara veya onların avalistlerine karşı ileri sürülemez; yalnızca asli borçlu olan keşideciye karşı ileri sürülebilir.

10. Münferit Faiz ve Temettü Kuponlarının İptalinde Özel ve Kısa Usul

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 667
"MADDE 667- (1) Münferit kuponların zıyaı hâlinde hak sahibinin istemi üzerine, mahkeme, bedelin vadesinde, vade dolmuşsa derhâl mahkemeye yatırılmasına karar verir.
(2) Üç yıl geçtikten sonra hiçbir hak sahibi başvurmaz ve vadenin dolmasından itibaren üç yıl geçmiş olursa, mahkeme kararıyla bedel dilekçe sahibine verilir."

Özet ve Genel Açıklama

Faiz ve temettü kuponları bağımsız olarak hamile yazılı senet niteliğindedir. Ancak bu kuponların tek başına zayi olması durumunda ilan formalitesinin getireceği yüksek masrafları önlemek amacıyla m. 667 ile özel ve kısa bir iptal usulü kabul edilmiştir.

Bu usulde ilan yapılmaz. Mahkeme hak sahibinin talebi üzerine kupon bedelinin vadesinde belirlenen bankaya veya mahkeme veznesine depozito edilmesine karar verir. Vadeden ve bedelin yatırılmasından itibaren 3 yıl geçmesine rağmen başka bir hak sahibi ortaya çıkmazsa mahkeme bedelin dilekçe sahibine ödenmesine karar verir. Dava sırasında vadesi dolan kuponlar hakkında ise genel iptal hükümleri uygulanır.

11. İptal Davasına Konu Edilemeyecek Hamile Yazılı Senetler

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 668
"MADDE 668- (1) Banknot ve büyük miktarda çıkarılıp görüldüğünde ödenmesi gereken ve para yerine ödeme aracı olarak kullanılan ve belirli bedelleri yazılı olan diğer hamile yazılı senetlerin iptaline karar verilemez.
(2) Devlet tarafından çıkarılmış olan tahvillere ilişkin özel hükümler saklıdır."

Özet ve Genel Açıklama

Kanun koyucu kamu finansmanını, para dolaşım güvenliğini ve finansal istikrarı korumak amacıyla bazı hamile yazılı senetleri iptal davasının dışında tutmuştur. Merkez Bankası tarafından çıkarılan kağıt paralar (banknotlar) ve para yerine ödeme aracı olarak toplu halde çıkarılan hamile yazılı kağıtlar zayi olsa dahi iptal davasına konu edilemez.

Bu senetlerin ziyaı halinde mahkemeden iptal kararı alınması hukuken imkânsızdır; aksi durum para tedavülünde ciddi kargaşaya yol açar.

12. Poliçe, Bono ve Çeklerin Ziyaı Halinde İptal Şartları ve Ödeme Yasağı Kararı

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 757 (Atıflar: TTK m. 778/1, m. 818/1-s)
"MADDE 757- (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.
(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir.
(TTK m. 778/1 uyarınca bonolara, TTK m. 818/1-s uyarınca çeklere kıyasen uygulanır.)"

Özet ve Genel Açıklama

Emre yazılı kambiyo senetleri olan poliçe, bono ve çeklerin rıza dışı zayi olması halinde m. 757 uyarınca senedin ödeme yerindeki veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden iptal ve ihtiyati tedbir niteliğinde ödeme yasağı talep edilir. Ödeme yasağı bonolarda keşideciye, çeklerde muhatap bankaya, poliçelerde muhataba bildirilir.

Çekin zayi olduğunu noter kanalıyla bankaya bildirmek kanuni ödeme yasağı yerine geçmez; mutlaka mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınması zorunludur. Mahkeme, muhatabın talebi üzerine poliçe bedelinin belirleyeceği yere tevdi edilmesine izin verebilir; ancak tevdi kararı muhatabın açık talebi olmadan resen verilemez. İptal davası çekişmesiz yargı işi olduğundan davanın hasımsız olarak açılması şarttır.

13. Poliçe Zilyedinin Bilinmesi veya Senedin Mahkemeye Sunulması Durumunda İade Davası

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 758 & Madde 763
"MADDE 758- (1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir.
(2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.
MADDE 763- (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır."

Özet ve Genel Açıklama

Zayi olduğu iddia edilen poliçe, bono veya çekin zilyedi biliniyorsa veya mahkemenin ilanı üzerine senet mahkemeye sunulursa ilanlı iptal usulüne devam olunamaz. Mahkeme davacıya senedi elinde bulunduran hamile karşı mülkiyet/zilyetlik hakkına dayanarak 'senedin iadesi (istirdat)' davası açması için süre verir.

Süresinde iade davası açılmazsa senet ibraz edene verilir ve ödeme yasağı resen kaldırılır. İade davasının kabul edilebilmesi için senedi devralan hamilin iyiniyetli olmaması (senedi iktisap ederken kötüniyetli olması veya ağır kusurunun bulunması) şarttır.

14. Poliçe ve Çeklerde İlan Usulü, İbraz Süreleri ve Zamanaşımı Engeli

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 760, Madde 761, Madde 762
"MADDE 760- (1) Mahkeme, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulursa, verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline karar vereceğini ihtar eder.
MADDE 761- (1) Poliçeyi getirme süresi en az üç ay ve en çok bir yıldır.
(2) Vadesi gelmiş poliçelerde zamanaşımı, üç ayın geçmesinden önce gerçekleşirse, mahkeme üç aylık süre ile bağlı değildir.
(3) Süre, vadesi gelen poliçeler hakkında birinci ilan gününden, vadesi gelmeyen poliçeler hakkında vadenin gelmesinden itibaren işler.
MADDE 762- (1) Poliçenin getirilmesine ilişkin ilan, 35 inci maddede yazılı gazete ile üç defa yapılır."

Özet ve Genel Açıklama

Poliçeyi elinde bulunduran bilinmiyorsa mahkeme TTSG'de üç defa ilan yaparak meçhul hamili senedi getirmeye davet eder. Poliçelerde ibraz süresi en az üç ay, en çok bir yıldır. Vadesi gelen poliçelerde süre ilk ilan tarihinden, vadesi gelmeyenlerde vadenin dolduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Vadesi gelmiş poliçelerde zamanaşımı üç aylık yasal süreden önce dolacaksa mahkeme üç aylık süreyle bağlı değildir; zamanaşımı dolmadan iptal kararı verebilir.

15. Poliçenin İptali Kararı, Borçlulardan İfa İsteme Yetkisi ve Müracaat Hakkı Sınırları

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 764
"MADDE 764- (1) Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir.
(2) Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir."

Özet ve Genel Açıklama

İlan süresinde getirilmeyen poliçenin iptaline karar verilir. İptal kararı üzerine hak sahibi senedin vadesi gelmemişse yenisinin verilmesini, vadesi gelmişse kabul etmiş muhataptan veya onun avalistinden ödeme yapılmasını isteyebilir. Kabul etmiş muhatap yoksa veya tespit edilemiyorsa senedi düzenleyen keşideciye de başvurulabilir.

İptal kararına dayanarak senet bedeli lehdara, cirantalara ve onların avalistlerine karşı ileri sürülemez. İptal ilamı kambiyo senedi niteliğinde olmadığından kambiyo senetlerine özgü icra takibine koyulamaz.

16. Mahkemece Poliçe Bedelinin Tevdi Yeri Belirlenmesi ve Teminat Karşılığı Ödeme

İlgili Kanun Maddesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 765
"MADDE 765- (1) Mahkeme, iptale karar vermeden önce, kabul edene, poliçe bedelini tevdi etme ve yeterli teminat karşılığında bunu ödeme yükümünü getirebilir.
(2) Teminat, poliçeyi iyiniyetle iktisap eden kişinin uğrayabileceği zarara bir karşılık oluşturur. Senet iptal edildiği veya senetten doğan haklar diğer bir sebeple ortadan kalktığı takdirde, teminat geri alınır."

Özet ve Genel Açıklama

İptal kararı öncesinde mahkeme borçluya senet bedelini mahkemece gösterilecek yere yatırma izni verebilir veya teminat (nakit, banka teminat mektubu, ipotek) karşılığında hak sahibine ödeme yapma yükümlülüğü getirebilir.

Bu teminat senedi sonradan elinde bulunduran olası iyiniyetli hamillerin zararlarını güvenceye almak içindir. İptal kararı kesinleştiğinde teminat iade olunur. Bedelin tevdi yerine yatırılması için muhatabın bu yönde açık talebi bulunması şarttır.

17. Türk Borçlar Kanunu Kapsamında Borç Senedinin Kaybı ve İptal Belgesi Verilmesi

İlgili Kanun Maddesi: Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 105
"MADDE 105- (1) Alacaklı, borç senedini kaybettiğini iddia ederse, borçlunun istemi üzerine, borcu ödeme sırasında, kendisine borç senedinin iptalini ve borcun sona ermiş olduğunu gösteren resmen düzenlenmiş veya usulüne göre onaylanmış bir belge vermek zorundadır.
(2) Kıymetli evrakın iptaline ilişkin hükümler saklıdır."

Özet ve Genel Açıklama

Kıymetli evrak niteliğinde olmayan adi borç senetlerinin kaybolması halinde mahkemeden iptal kararı alınması gerekmez. TBK m. 105 uyarınca alacaklı, borç ödenirken borçlunun talebi üzerine senedin iptal edildiğini ve borcun sona erdiğini gösteren resmî veya noterce onaylı bir belge (iptal makbuzu) vermekle yükümlüdür.

Adi senetlerde hak senede bağlı olmadığından senedin kaybı alacak hakkını sona erdirmez. TBK m. 105/2 maddesi ise TTK'daki kıymetli evrak iptal hükümlerinin saklı olduğunu açıkça belirtmektedir.

İlgili Emsal Yargıtay Kararları

(28 Karar)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2012/9895 Karar: 2013/8123 Tarih: 24.04.2013
Sehven yakılarak imha edilen çeklerin hamilin rızası dışında elden çıktığı kabul edilmeli ve iptal davası reddedilmemelidir.
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu çeklerin sehven yakılmak suretiyle imha edildiğini ileri sürerek iptal davası açmıştır. Çeklerin davacının iradesi dışında ve rızası hilafına elinden çıktığının kabulü gerekirken davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 1979/5832 Karar: 1979/5872 Tarih: 23.12.1979
Senedin irade dışı yırtılarak kullanılamaz hale gelmesi durumunda ziya hükümleri uygulanmalıdır.
Senedin hamilin iradesi dışında yırtılarak kullanılamaz ve okunamaz hale gelmesi durumunda senedin zayi olduğu kabul edilmelidir. Hamilin elinde bulunan senedin iradesi dışında yırtılması halinde ibraz imkânsızlaşacağından senedin ziyaı sebebiyle iptal hükümleri uygulanmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 1999/3094 Karar: 1999/4676 Tarih: 31.05.1999
Keşidecinin kıymetli evrak zayi olduğunda iptal davası açma hakkı yoktur; ancak senedi ciroyla devralıp son hamil sıfatını kazanmışsa dava açabilir.
Kambiyo senedinin kaybolması veya zayi olması halinde iptal davası açma yetkisi senedi düzenleyen keşideciye değil, senedin zayi olduğu andaki yetkili hamile aittir. Keşideci ancak senedi sonradan devralarak son hamil/lehdar sıfatını kazandığı takdirde iptal isteyebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2001/10899 Karar: 2002/3256 Tarih: 08.04.2002
Keşideci kendi emrine düzenlediği ve muhatapça kabul edilmiş poliçenin ziyaı halinde alacaklı lehdar sıfatıyla iptal davası açabilir.
Davacı keşideci poliçeleri kendi emrine keşide ettiğine ve muhatap da poliçeyi davadan önce kabul ettiğine göre, alacaklı lehdar sıfatını kazanan keşideci poliçeler elindeyken zayi olmuş bulunduğundan Türk Ticaret Kanunu uyarınca iptal davası açabilecektir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2014/7763 Karar: 2014/14244 Tarih: 22.09.2014
Zamanaşımına uğramış kambiyo senedinin zıyaı halinde de iptali talep edilebilir.
Senedin zamanaşımına uğramış olması onun kıymetli evrak niteliğini veya içerdiği alacak hakkını tamamen ortadan kaldırmayacağından, zayi olan senedin ziyaı sebebiyle iptali davası açılmasına engel teşkil etmez.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Esas: 2016/11763 Karar: 2017/6962 Tarih: 16.10.2017
İptal kararı üzerine borçludan tahsilat yapan hamile karşı, senedi elinde bulunduran yeni hamil sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
Zayi kararı alarak borçludan tahsilat yapan hamil borçluyu ibra etmiş olur. İleride senedi elinde bulunduran yeni bir hamilin ortaya çıkması durumunda meşru hamil alacağını borçludan değil, iptal kararına istinaden tahsilat yapan kişiden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Yerleşik İçtihat İlkesi
İpotekli borç senedi ve irat senetlerinin iptalinde Türk Medeni Kanunu'nun özel hükümleri uygulanmalıdır.
İpotekli borç senedi veya irat senedinin ziyaı halinde genel kıymetli evrak iptal hükümleri değil, Türk Medeni Kanunu'nun 925 ve devamı maddelerinde yer alan özel iptal rejimi tatbik olunmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
Nama yazılı senetlerde senet borçlusu iptal kararı aranmaksızın ödeme yapma hakkını senet metninde saklı tutabilir.
Nama yazılı kıymetli evrak borçlusu, alacaklı tarafından senedin iptal edildiğini veya borcun ödendiğini gösterir onaylı bir belge verilmesi şartıyla senedin ibrazı veya mahkemece iptali kararı olmadan da ödeme yapabileceğine ilişkin hakkını senet metninde saklı tutabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2015/123 Karar: 2015/8813 Tarih: 02.07.2015
Pay senetlerinin ziyaı sebebiyle açılacak iptal davasında yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Hamile yazılı pay senetlerinin ziyaı nedeniyle açılan iptal davalarında yetki kamu düzenine ilişkin olup, dava şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2017/4368 Karar: 2017/5867 Tarih: 30.10.2017
İptal davasının kabulü için senedin içeriği ve ziya olgusunun mahkemece inandırıcı bulunması yeterlidir.
İptal davası çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Davacının zayi olan senedin zilyedi bulunduğu ve onu iradesi dışında zayi ettiği yolundaki iddialarının inandırıcı görülmesi iptal kararı verilmesi için kafidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2012/977 Karar: 2012/11699 Tarih: 02.07.2012
Kıymetli evrak niteliğinde olmayan senetler ve belgeler için iptal davası açılamaz.
Limited şirket ortaklık payları, sigorta poliçeleri veya banka teminat mektupları kıymetli evrak niteliğinde değildir. Kıymetli evrak niteliği taşımayan belgelerin kaybı halinde TTK kıymetli evrak iptali hükümlerine dayanılarak dava açılamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2014/18986 Karar: 2015/4772 Tarih: 06.04.2015
Eksik unsurlu (açık) kambiyo senetleri sonradan doldurulabileceğinden zayi olmaları halinde iptalleri istenebilir.
Düzenlenme tarihi veya bedeli boş bırakılarak açık bono şeklinde tedavüle çıkarılan senedin eksik unsurları sonradan doldurulabileceğinden, zayi olması durumunda iptal davasına konu edilmesi mümkündür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2013/18292 Karar: 2014/6437 Tarih: 02.04.2014
Üzerine iptal kaşesi vurularak kıymetli evrak niteliğini kaybeden senetler iptal davasına konu edilemez.
Ön ve arka yüzüne 'İPTAL' kaşesi basılmak suretiyle tedavül kabiliyeti ve kıymetli evrak niteliği ortadan kaldırılan senetler hakkında ziya sebebiyle iptal davası açılamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2013/2407 Karar: 2013/17909 Tarih: 09.10.2013
Mahkemenin ihtiyati tedbir niteliğindeki ödeme yasağı kararına aykırı ödeme yapan borçlu hak sahibine ikinci kez ödeme yapmak zorunda kalır.
Mahkemece verilen ödeme yasağı kararı kendisine tebliğ edilmesine rağmen senedi ibraz edene ödeme yapan borçlu, bu ödemeyle borcundan kurtulamaz ve meşru hamil durumundaki davacıya tekrar ödeme yapmakla yükümlü olur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
İlan süresi dolmadan ve üç defa ilan yapılmadan verilen iptal kararları usul ve kanuna aykırıdır.
TTSG'de üç defa ilan yapılmaksızın ve yasanın öngördüğü en az 6 aylık ibraz süresi dolmaksızın mahkemece erken karar verilerek senedin iptaline hükmedilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2016/2027 Karar: 2017/4464 Tarih: 18.09.2017
İptal davasında senet mahkemeye sunulduğunda dava husumete yöneltilemez; davacıya iade (istirdat) davası açması için süre verilmelidir.
İptal davası sürerken senedin üçüncü kişi tarafından mahkemeye sunulması halinde, çekişmesiz yargı davası hasımlı davaya dönüştürülemez. Mahkemece davacıya senedi getiren kişiye karşı genel hükümlere göre istirdat (iade) davası açması için uygun bir süre verilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2016/2097 Karar: 2017/992 Tarih: 21.01.2017
İade davasında senedi elinde bulunduran hamilin kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu ispat edilmedikçe senet geri istenemez.
Kıymetli evrakı devralan hamilin iyiniyeti asıl olup, senedin iadesi için hamilin senedi iktisap ederken kötüniyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğu davacı tarafından kanıtlanmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
Kıymetli evrak iptal kararları çekişmesiz yargı işi olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılamaz.
Kıymetli evrakın zıyaı nedeniyle verilen iptal kararları HMK m. 362/1-ç maddesi gereğince çekişmesiz yargı niteliğinde olduğundan, istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar kesindir, temyiz edilemez.
Yargıtay Emsal İçtihadı Yerleşik İçtihat İlkesi
Mahkemenin iptal kararı kıymetli evrak niteliğinde olmadığından kambiyo senetlerine özgü icra takibine koyulamaz.
Mahkemece verilen iptal ilamı zayi olan senedin yerine geçerse de bizzat kambiyo senedi niteliğinde olmadığından, alacaklı bu ilama dayanarak borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapamaz; genel haciz yoluyla icra takibi yapmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
Münferit faiz kuponlarının iptalinde ilan yapılmaksızın 3 yıllık bekleme süresi kuralı uygulanmalıdır.
Münferit faiz ve temettü kuponlarının ziyaı halinde ilan usulü uygulanmaz; bedelin mahkemece belirlenen yere depozito edilmesi ve vadeden itibaren 3 yıllık sürenin dolmasıyla bedelin davacıya ödenmesine karar verilmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
Kağıt paralar (banknotlar) ve para yerine geçen hamile yazılı senetler iptal davasına konu edilemez.
Merkez Bankası tarafından çıkarılan banknotlar ile tedavül aracı niteliğindeki hamile yazılı senetlerin ziyaı sebebiyle iptali mahkemeden istenemez.
Yargıtay Ticaret Dairesi Esas: 1972/5277 Karar: 1973/27 Tarih: 13.01.1973
Çekin kaybedildiğinin noter kanalıyla bankaya bildirilmesi TTK'nın özel hükümleri karşısında iptal ve ödeme yasağı sonucu doğurmaz.
Çekin zayi olduğu iddiasıyla notere başvurularak muhatap bankaya ihbarda bulunulması, Türk Ticaret Kanunu'nun aradığı mahkemece verilmiş bir ödeme yasağı kararı yerine geçmez ve hukuki sonuç doğurmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas: 2013/1358 Karar: 2013/3309 Tarih: 25.02.2013
Kambiyo senetlerinin zıyaı nedeniyle ödeme yasağı kararları çekişmesiz yargı işi olup hasımsız olarak açılmalıdır.
Poliçe ve çeklerin ziyaı sebebiyle açılan iptal davaları çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, davanın herhangi bir kişi veya kuruma husumet yöneltilmeksizin hasımsız olarak açılması zorunludur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
İade davasında senedi elinde bulunduran hamilin kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlanmalıdır.
Poliçeyi elinde bulunduran hamile karşı açılan istirdat davasında, hamilin senedi iktisap ederken kötüniyetli olduğu veya ağır kusur işlediği davacı tarafından ispat edilmedikçe senedin iadesine karar verilemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
Poliçelerde ibraz süresi zamanaşımı süresini aşamaz; zamanaşımı yaklaşmışsa mahkeme daha kısa süre belirleyebilir.
Vadesi gelmiş kambiyo senetlerinde müracaat hakkının zamanaşımına uğramasını önlemek amacıyla mahkemece 3 aylık asgari ibraz süresi zamanaşımı tarihini geçmeyecek şekilde daraltılabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
Poliçenin iptali kararına dayanılarak senet bedeli cirantalardan ve onların avalistlerinden istenemez.
Poliçe veya bononun iptali kararı zayi olan senedin tamamen yerine geçmediğinden, davacı iptal kararına dayanarak senet bedelini cirantalardan veya onların avalistlerinden talep edemez; yalnız senedi kabul etmiş muhataba veya keşideciye başvurabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihat İlkesi
Mahkemece bedelin tevdii kararı verilebilmesi için muhatabın bu yönde açık talebi bulunmalıdır.
Poliçe bedelinin tevdi yerine yatırılması kararı mahkemece resen verilemez; muhatabın bu doğrultuda mahkemeden talepte bulunmuş olması zorunludur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Yerleşik İçtihat İlkesi
Adi borç senetlerinin kaybında mahkemeden iptal kararı alınması gerekmez; alacaklının resmî iptal belgesi vermesi yeterlidir.
Kıymetli evrak niteliğinde olmayan adi borç senetlerinin kaybolması durumunda Türk Ticaret Kanunu'nun iptal davası hükümleri uygulanamaz; alacaklı TBK m. 105 uyarınca borcun ödendiğini ve senedin hükümsüz kaldığını bildiren onaylı bir belge vermekle mükelleftir.